6 Temmuz 2011 Çarşamba

CAMİMİZİN BANİSİ HACI FAHRİ KİĞILI (1901-1968) KİMDİR?

Tam adı İbrahim Fahri Kiğılı'dır. 1319 (1901) yılında Malatya'da doğdu. Baba adı Kiğılızâde Yahya, ana adı Hediye'dir. Aile köken olarak Bingöl'ün Kiğı ilçesinden göçme olduğu için, soyadı kanunu çıktığında Kiğılı soyadı alındı.

Hacı Fahri Efendi, bir ticaret adamı olarak başladığı hayat mücadelesini Kur'ân hadimi bir Hocaefendi olarak sürdürüp noktaladı.

Kardeşi Avni Kiğılı (Ö.1961) ile birlikte Malatya'dan İstanbul'a gelerek yerleşen Fahri Efendi, 1925'li yıllarda kardeşi Avni ile birlikte Sultan-hamam'da manifatura işine başladılar. Daha sonra, bugün Hayat Kimya olarak anılan şirket, Hacı Fahri kiğılı tarafından 1937'de kuruldu.

Diğer taraftan, 30 yaşında iken hıfzını tamamlayarak hafız oldu. Bir müddet, Nuruosmaniye Camii'nin başimamı Hafız Hasan Akkuş Hoca¬efendi ile birlikte Nuruosmaniye Kur'ân Kursu'nda hocalık yaptı. Çemberlitaş Atik Ali Paşa Camii'nin resmî imam-hatibiydi. Buradan aldığı maaşı fakirlere dağıtırdı. Asıl gelir kaynağı kumaş ticaretindendi. Bir süre sonra Çarşıkapı'da kendisi bir Kur'ân kursu açtı.



1951 yılında kurulan İlim Yayma Cemiyeti'nin 68 kurucusu arasında yer aldı

.

1954 yılında, yaptırdığı Taşlıtarla (Gaziosmanpaşa) Dörtyol Camii faaliyete geçince, Kur'ân kursu hizmetini bu caminin altına taşıdı.

Her işini istihare ile yapardı. Nitekim Çarşıkapı'da bir iş yeri (Kiğılı Pasajı) satın almak istemiştir. İstihareye yattığında rüyasında Peygamber Efendimizi bir otobüste görür; kendi¬si ise durakta beklemektedir. Peygamber Efendimiz, "Hacı Fahri Kiğılı'yı da otobüse alın!" der. Hacı Fahri Efendi, "Oradan aldığım parayla, Allah'ın izniyle bu binayı (Dörtyol'daki külliyeyi) yaptım, Malatya'da vakıf (Kiğılı Vakfı) kurdum" demiştir.



Aşere takrib usulüyle Kur'ân'in yanı sıra Arapça da öğretirdi. Rama zan aylarında evinde özel bir cemaate üç günde bir hatimle teravih namazı kıldırırdı.



1955'te Diyanet İşleri Reisliğinin vaizlik imtihanını kazandı. Eyüp Sultan, Sultanahmet ve Üsküdar Atik Valide Camilerinde vaaz ederdi. Vaizliği esnasında gerçekleri söylemekten hiçbir zaman çekinmezdi.



"İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır", "Allah yolunda yapı¬lan bir iyiliğe Cenâb-ı Hak on misli karşılık verir" düsturlarını etrafındakilere çokça hatırlatan ve, "Biz bir mus-luğuz; suyu akıtan başkası" diyen Hacı Fahri Efendi, malıyla canıyla İslâm'a ve Kur'ân'a hizmet etti. Kur'ân kursunda yüzlerce talebeyi, onların her türlü iaşe ve ibatelerini bizzat karşılamak suretiyle okuttu, yüzlerce hafız yetiştirdi. Kurstaki talebeler âdaba aykırı bir şey yaptıkları zaman onları hilm ile, güzel bir şekilde ikaz ederdi. Her sene kursta hafızlık cemiyeti yapılır ve İstanbul'un ileri gelen âlimleri, kurraları, hafızları bu cemiyete iştirak ederlerdi. Her cemi yette yemekler yapılır ve bütün da­vetlilere ikram edilirdi.



Yaşlılığı sebebiyle Kur'ân kursu hizmetini bizzat devam ettiremeye­ceğini anlayınca 1966'da, Gazios­manpaşa'daki binayı Kur'ân Kursu veya İmam-Hatip Okulu olarak hiz­met vermesi için İlim Yayma Cemi-yeti'ne devretti. Bir dönem "H. Fah­ri Kiğılı İstanbul İmam-Hatip Oku­lu" adıyla hizmet veren bu bina, ha­len "Gaziosmanpaşa İmam-Hatip Lisesi" ve "İlim Yayma Cemiyeti Ha­cı Fahri Kiğılı Ortaöğrenim Erkek Öğrenci Yurdu" olarak hizmete de­vam etmektedir.



Hacı Fahri Efendi, 24 sefer hacca gitmiş aynı zamanda Hz. Peygamber'e âşık bir insandı. Hac ibadetinin yasaklan­dığı zamanlarda dahi İtalya üzerinden hacca giderdi. Ali Ulvi Kurucu (Ö.2002), "Türki­ye'de sadece 7 kişinin hacca gittiği dönemler oldu. Bu yedi kişiden biri muhakkak Hacı Fahri Kiğılı olurdu" demiştir. Hac dönüşü teberruken Medine-i Münevvere'nin toprağını da getirirdi. Herkes bu toprağı bere­ket olsun diye, en mutena bir hediye olarak saklardı.



Hacı Fahri Kiğılı Efendi, 23 Ara­lık 1968 yılında vefat etmiştir. Kabri Eyüp Sultan mezarlığında, Piyerloti meydanı yakınındadır. Vefat ettiği gün, kendisini rüyasında görenlere, "Ben artık gençleştim!" demiştir.



Bedriye Hanım (Ö.1976) ile evlili­ğinden üç kızı oldu. Musa Topbaş Efendi (Ö.1999), Muammer Topbaş Efendi (Ö.1994) ile Tevfik Kefeli Efen­di (Ö.1958), hocaefendinin damatları olup, onun büyük sevgisine mazhar olmuşlardır.


15 HAZİRANA KADAR 11 FİRMA HELAL SERTİFİKA ALDI…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder